Ali ve Nino’nun Aşk Hikayesi

May062016

Bazı aşklar mutlu sonla biter ve herkesin kafasına gökten üç elma düşer. Bazıları ise mutlu sonla bitmez ama onlar çoğunlukla efsane olurlar. İşte bugün o kavuşulamayan ama efsane olan aşklardan birini anlatacağız. devamını oku »

Buluşmalarda karşınıza çıkabilecek insan tipleri

Apr292016

Neredeyse nüfusu 75 milyon olan bir ülkede tanımlayamayacağımız kadar enteresan kişilikte insan yaşıyor. Hadi, bir kısmını evli, çocuk, genç ya da ilişkisi var diye eleyelim. Birkaç milyonu da zaten sizin yaşadığınız şehirde değil diye kenara koyalım. Hatta oturduğunuz semte kadar daraltalım ama yine de binlerce çeşit insan tipiyle muhatap oluyorsunuz. Eh bir de bunlardan bazıları ilk buluşma denilen o gerilim ve macera türündeki filmde karşınıza çıkıyor. Gelin onlara yakından bakalım :)

Bahsedeceğimiz insanlar aslında bir nevi duygusal ilişkilerde uzak durulması gereken insan tipleri olarak da özetlenebilir aslında.

1.       Hayalet sürücüler

En uzak durulası insan tiplerinden biridir. Sizinle buluşana kadar adeta artistlik jimnastik dalında altın madalyaya oynayan bu insanlar her nasılsa buluşma ertesi birden gözden kaybolurlar. Sanki yer yarılmış da içine girmişlerdir. Ne bir mesaj, ne bir telefona çıkma. İçinizden tamam kardeşim ilk buluşmada nikâhımıza alalım demedik ama bu gizem neden dedirtir. Oysaki sizinle daha fazla ilgilenmediğini belirtmesi bir mesaj yazması kadar kolay bir iştir.

2.       Sırtında acısı ile gezenler

Böyle insanlar hayatın her alanında vardır. Hayatta yaşadıkları herhangi bir travmaya maalesef ki çok saplanmışlar ve travmasını atamamışlardır. Bu eski sevgilisi ya da eşi olabilir. Tanıştığı her yeni insanda o kişinin özelliklerini arar ve bunun içinde ilk buluşmada o kişiden bahsetmekten çekinmez. En uzak durulası insan tipinden biridir. Eğer takıntılı bir sevgili ilginizi çekmiyorsa tabii

3.       Aşkı ve ilişkileri bir skor olarak görenler

Ben kadın ve erkek ilişkilerinin kitabını yazdım tribi ile gezen bu insanlar sağlıksız bir şekilde aşkı ve birisiyle bir ilişki yaşamayı skor olarak görürler. Onlar için sevgi adeta daldan dala uçmaktır. Sürekli eski sevgililerini anlatır – sanki siz bilmek istiyormuşsunuz gibi- ve aslında alttan alta desteksiz özgüveninin sinyallerini size vermektedir. Uzak durunuz efendim, hatta kaçınız.

4.       Dorian Gray karakterliler

Oscar Wilde’ın ünlü kitabı Dorian Gray’i okuduysanız bu karakterdeki insanlar kolayca kafanızda canlanacaktır. Bilmeyenler ise kısaca özetleyelim. Kendine aşırı hayran olan ve adeta fiziksel güzelliğine/yakışıklılığına bir tanrıya taparcasına saplananlar. Bu tip insanları tehlikeli kılan yan egolarıdır. Öyle ki sürekli övgüler ve okşanan egoları ile beslenip hayatta kalırlar. Sürekli bir bebek gibi nazlayacağınız bir sevgiliye ihtiyaç duymuyorsanız ortamdan koşarak uzaklaşmanızda fayda vardır.

5.       Ne zaman evleniyoruz imalarını hiç bırakmayanlar

Belki de bir buluşmada sizi en tedirgin edecek tiplerden biri bu insanlardır. Her şey hemen olsun bitsin diye bir acele. Hemen sevgili olalım, haftaya nişanı yaparız, annemlerle ne zaman tanışıyorsun der gibi bir ruh haline bürünürler. Sizi bildiği üç beş mesajla hemen eş bellemiştir kafasında. Yapmayın, bu tip bir insan olduğunu anladığınız an kibarca o görüşmeyi sonlandırın.

Peki ama kavun değil karpuz değil insanların bu kadar karmaşıklaştığı kişilikleri arasında doğru insanı nasıl bulacağım diyorsanız bakın o konuda yapabileceğimiz bir şey var. Hemen e-posta adresinizle www.eCift.com ‘a ücretsiz kayıt olun. Sonrasında kişiliğinize, yaşam tarzınıza ve kriterlerinize göre en uygun insanı bulmak için kişilik analiz testimizi çözün. eÇift’te sizinle yüksek uyumluluk gösteren kişiler çözdüğünüz bu testin cevaplarına göre size önerilecektir. Hadi, bu farklı yöntemi deneyimlemek için vakit kaybetmeyin. Sürekli o buluşmadan, o buluşmaya gidip hayal kırıklığı yaşamaktansa denemeye değer!

 

İlk buluşmada onu tanımanın en kolay yolları

Apr252016

İlk buluşma, ister 17 yaşınızda ister 77 yaşınızda olun her zaman sonucu sizin için çok önemli olan zorlu bir sınav gibidir ve çoğunlukla streslidir. Yıllar sizi nasıl bir insan sarrafına dönüştürdü bilemeyiz ama bir insanın kişiliği ve hayata bakış açısına dair bilgiler edinebileceğiniz sorular vardır. Gelin o sorulara bir göz atalım.

Her şeyden önce bir buluşmada kendin gibi olmak çok önemlidir. Ama o heyecanla hem kendimiz hem de karşımızdaki kişi ister istemez normal yaşantısından biraz farklı bir ruh haline bürünebilir. İlk buluşmaya gelene kadar hangi aşamalardan geçtiğinizi bilmiyoruz. Belki internette tanıştınız, belki birkaç arkadaşınızın araya girmesi ile tanıştırıldınız. Ancak yine de birbirinizi yakından tanımak için şu basit soruları sorabilirsiniz. Hem böylece buluşma sırasında ne konuşacağım derdine de belki böylece son verirsiniz.

1.       Hiç hayatta gerçekten oynadığın rolün önemini düşündün mü?

İlk soru için belki fazla filozofik bir soru durabilir ancak mutlaka sorulması gereken bir soru olduğu için ilk sıraya koyduk. Bu soru aslında gerçekten ne için yaşıyorsun sorusunun cevaplarını barındırmaktadır. Karşınızdaki insanın vereceği cevaplar onun aradığınız kişi olup olmadığını açık bir şekilde gözler önüne serecektir.

2.       Aile senin için ne anlam ifade ediyor?

Bu sorunun cevabında aslında olumlu ya da olumsuz diye bir cevap yok. Her iki yanıt da sizin ve onun bir ilişkiden o an ne beklediğinizin yanıtı olabilir. O yüzden kritik bir soru, dürüst cevaplamaya özen gösterin :)

3.       Sevgilin hakkında ailenin ya da arkadaşlarının ne dediği o kadar da önemli mi?

Eğer sizinle ilişkisinde davranışlarını birlikte yaşadığı insanlara göre şekillendiren birini hayatınızda istemiyorsanız bu soruyu tam zamanında ve uygun bir şekilde sormalısınız. İlişkinizin selameti açısından gerçekleri bilmeye hakkınız var değil mi?

4.       Daha önceki sevgililerin hala hayatında mı?

Eğer kıskanç biriyseniz ya da eski sevgilileri ile görüşmesi sizin için bir sorunsa bunu en başından sorun. Hatta sorunun cevabına göre sizin için bu konunun önemli olduğunu da belirtin. Sonrasında hoş olmayacak bir şekilde tanıştığınız bir arkadaşının eski sevgilisi olduğunu öğrenmek istemezsiniz değil mi?

5.       Ne kadar ıssız adam/ ıssız kadın testi yapılsa 100 üzerinden kaç puan alırdın?

Bu soruyu aslında çok esprili bir şekilde sorabilirsiniz. Bir ilişkiden gerçekten evlilik ve çocuklarınızın olduğu bir yuva gibi bir beklentiniz olabilir. Ve karşınızda bağlanma problemi olduğunu söyleyen birisi ile bu hayallerinizi gerçekleştiremeyeceğinizin farkındasınızdır. Sormaktan çekinmeyin, bir kere buluştuğunuz insanla ne evlenmek ne de sevgili olmak zorundasınız. Sonuçta amacınız zaten onu tanımak.

Ama her seferinde artık bu soruları sormaktan bıkacak hale de gelmek istemiyorum diyebilirsiniz. O zaman belki de bu aşamaları internet üzerinden halledip ilk buluşmanızı zaten birbirinizi tanıyarak ve ikinci buluşmaya zemin hazırlayarak geçirebilirsiniz. Nasıl mı? Cevap basit. eÇift’e ücretsiz bir şekilde üye olup kişilik analiz testimizi çözerek. Verdiğiniz cevaplar doğrultusunda oluşturulacak profilinize zaten kişiliğinize en uyumlu kişiler önerilecek. Böylece vakit kaybetmeden aradığınız insana ulaşabileceksiniz. Hadi, aşkı doyasıya yaşamak için vakit kaybetmeyin www.eCift.com ‘a gelin.

Buluşma sonrası yaşanan hayal kırıklığı ile mücadele etme rehberi

Apr192016

Yeni tanıştığınız ve yakından tanımak istediğiniz bir insan hayatınıza girdiğinde heyecan kadar korku da vardır. İlk buluşma için sözleşecek hale gelinceye kadar ki o evre adeta zorlu bir askeri talim parkuru gibidir. Yanlış anlar mı? Telefonunu istesem çok mu ileri gitmiş olurum? Acaba beni reddeder mi? gibi sonu gelmek bilmeyen sorularla boğuşmak zordur. Ama bir yandan da o içinizde bu kez galiba doğruyu buldum gibi hissi de heyecanlandırır. Denemekten vazgeçemezsiniz. Yani cennetteki o elmaya illaki bir ısırık atılacaktır. Ama hayal kırıklığı hakkınızı da saklı tutmak kaydıyla. Zaten önemli olan onunla mücadele etmektir. Nasıl mı?

Tanıştınız, konuştunuz, binlerce mesaj yazdınız ve nihayet buluşmaya karar verdiniz. Çok heyecanlısınız ve adeta o akşam Buckingham Sarayı’nda yemeğe davetliymişcesine özenle hazırlandınız. Harika bir gece olacağından kuşkunuz yok ve umarım ikinci buluşma için sabırsızlanacak derecede güzel geçer diye içinizden dua ediyorsunuz. Buluştunuz ve tıpkı her şey planladığınız gibi gittiği için mutluluğa bir adım daha attınız. Ancak bazı filmler her zaman mutlu son ile bitmez. İkinizden biri hayal kırıklığına uğrayabilir ya da beklentileri karşılanmadığı için devam ettirmek istemeyebilir. Şanslıysanız karşınızdaki kişi ikinci görüşme teklifinize kibarca hayır yanıtını verir. Ama eninde sonunda beklentilerinizin gerçekleşmeme durumu kalbinizi biraz kıracaktır. Sakin olun, bu gayet normal çünkü siz de her insan gibi etten ve kemiktensiniz. Duygularınızın karşılık bulamaması biraz sizi incitti o kadar. Ve evet şimdi yola devam etme sürecine giriyorsunuz. Bunun için şu birkaç küçük öneriyi yerine getirmeyi deneyerek başlayabilirsiniz.

1.       Rutinlerinize meydan okuyun

Bazen hayal kırıklığınızdan dolayı kendimizi suçlama eğilimine girebiliriz. “Galiba oldukça sıkıcıyım”, “sanırım yeterince güzel/yakışıklı değilim de onu etkileyemedim” gibi düşünceler kafamızda dolaşmaya başlar. Bu düşünceleri aklınızdan kovmak için yapacağınız ilk iş günlük rutinlerinizi bozmak olsun. İşe ya da evinize giderken hiç kullanmadığınız bir yol mu var? Onu keşfederek de başlayabilirsiniz. Tabii bunun yanında büyük çaplı rutin de bozabilirsiniz. Küçük çaplı bir şehirden kaçış, hiç tarzınız olmayan bir etkinliğe bilet almak gibi. Kafanızdan bu olumsuz düşünceleri yok etmek için iyi bir başlangıç olacak.

2.       Bu konu hakkında konuşmayı bırakın

Evet, yakın arkadaşlarınıza ya da varsa ortak arkadaşlarınıza bu buluşma ile ilgili ne kadar heyecanlandığınızı anlatan ve hatta artık onları neredeyse illallah ettirecek derecede cümleler kurdunuz. Ama olmadı ve artık sürekli ne kadar kötü hissettiğinizi anlatan, neden böyle olmuş olabilir, neden aramıyor ya da acaba onu kıracak bir şey mi yaptım gibi cümleler kurarak da karşınızdaki insanları üzmeye başlamış olabilirsiniz. Kendinize şunu hatırlatın. Hayatta ilk yaşadığınız hayal kırıklığı bu değil. Ve derhal bu süreç hakkında konuşmayı bırakın.

3.       Hayatta her zaman kendinize verecek bir şansınız olduğunu hatırlatın

İnsanı çoğu zaman yeni bir şeyler için adım atmakta zorlandıran şey korkularıdır. Hata yapma korkusu, yeniden incinme korkusu, bir kez daha bu duyguyu yaşamak istemiyorum korkusu gibi. Ama inanın dünyadaki her insan bu korkularına yenik düşerek harekete geçmeyi bıraksaydı insanlık bugünkü medeniyet seviyesine asla gelemezdi. Tüm yenilikler, icatlar, yeni başlangıçlar ve hatta soyumuzun devam etmesi bile bu yeniden deneyebilme arzusunun ürünüdür. O yüzden 100 kez aynı konuda hayal kırıklığı yaşasanız da 101. kez de kendinize vereceğiniz bir şansınız olduğunu hatırlayın.

Samuel Beckett’in dediği o meşhur söz var ya hani “Hep denedin, hep yenildin. Olsun yine yenil, daha iyi yenil! Kendinize hep bu sözü hatırlatın ve şimdiye kadar yapmış olabileceğiniz hataları ve strateji problemlerinizi gözden geçirin. Ve bakış açınızı değiştirip cevabı başka yerlerde ve başka yöntemlerle arayın.

Mesela gerçekten kişiliğinize uygun bir insanı bulmakta zorlanıyor musunuz? Sizin için bunu yapan bilimsel bir yöntemi denemeye ne dersiniz? eÇift’e hemen ücretsiz olarak üye olduktan sonra kişilik analiz testimizi çözebilir ve ideal çift metodu adını verdiğimiz yöntemle bulup size önerdiğimiz kişilerle tanışmayı deneyebilirsiniz. Hadi, vakit kaybetmeden eÇift’e gelin. Çünkü aşk burada başlar!

Yoğun çalışanlar için ilişki tavsiyeleri

Apr132016

Günün neredeyse her saati plan yapmadan yaşadığınız, aklınıza estiği zaman tatile çıkabildiğiniz ya da birbirinden farklı ortamlara girebildiğiniz o harika öğrencilik dönemleriniz ya da herhangi bir işte çalışmadığınız zamanlar geride mi kalmaya başladı. Ve bu durum artık aşk hayatınızı da olumsuz mu etkiliyor. Hayatınızda küçük düzenlemelerle bunun üstesinden gelebileceğinizi biliyor musunuz?

Ülkemizde neredeyse doğumdan yetişkinliğe büyük bir maraton içinde yetişiyoruz. Sınavlar, okullar, girmemiz gereken bir üniversite, erkekler için askerlik vs derken bir bakmışız ki 20’li yaşların sonlarına doğru geliyoruz ve neredeyse her gün çalışan bir insan modeline dönüşmüşüz. Bu süreçte kariyer basamaklarını tırmanmak ile boğuşurken duygusal ilişkilerini hep ikinci plana atanlar yavaş yavaş sızlanmaya başlıyor ve etrafında evlenip çocuk yapmaya başlayanları görünce de ister istemez bir tedirginlik içine giriyorlar. Tabii bu durum sadece bekârlar için geçerli değil, o yoğun tempo içerisinde evliliğe ve hatta çocuk yetiştirmeye vakit ayıranların sayısı da az değil ama bu sürede yine de tüm grupların ortak olarak yakındığı bir konu var. Çok çalışıyorum ve ne kendime, ne aileme ne de çocuklarıma vakit ayırabiliyorum. Bu durum da beni oldukça mutsuz ediyor diyorlar. Eh pek haksız da sayılmazlar. Herkesin 24 saati bol bol yeterken siz 24 saati de çalışarak geçiriyor gibi hissediyor ve artık bu durumu değiştirmek istiyorsanız birkaç küçük değişiklikle bu konunun üstesinden gelebilirsiniz.

1. Sadece sevdiklerinize özel kullanacağınız bir ajanda edinin

Teknoloji hayatımızın tam merkezi olduğundan beri, üretilen farklı özelliklere sahip takvimler veya to do list uygulamaları gibi şeyleri zaten iş hayatınızda da kullanıyorsunuz. Ancak bizim bahsettiğimiz çok daha farklı bir durum. Tıpkı evlilik yıldönümü, doğum günü ya da birlikte geçirilen yıl kutlamaları gibi her ay kendinizce oluşturduğunuz özel günleriniz olsun. Örneğin 3 kişiden oluşan bir arkadaş grubunuz mu var. Her ayın belirli bir gününde toplanıp o gruba dâhil etmeyi düşündüğünüz bir kişiyi davet ederek dışarı çıkın. Ailenizle de küçük değişiklikler yaparak bu uygulamayı devam ettirebilirsiniz. Ve o günlere mutlaka kıyamet kopsa da bu güne gitmem gerek tavrı ile yaklaşın. Belirli bir zamandan sonra aslında sevdiğinizle geçireceğiniz zamanın her şeyden değerli olduğunu anlayacaksınız. Ve kim bilir yalnız biri iseniz bu harika toplaşmalardan birinde kalbinize ve ruhunuza uygun birini bulabilirsiniz.

2.  Boş zamanlarınızı artıracak kadar verimli olmayı öğrenin

Çok çalıştığından ve hiçbir şey için vakit bulamadığından yakınan insanların aslında bir verim problemi yaşadığını söyleyebilir miyiz bilmiyoruz. Ancak şu bir gerçek ki standart işlerinizi yaparken daha verimli olacak yöntemler geliştirmeniz özel hayatınıza ayıracağınız vakti de artıracaktır. Aslında bu verim konusu biraz da kısır bir döngüdür. Dinlenmediğiniz, şımartılmadığınız ya da beyninizi boşaltmadığınız her an size daha büyük bir yorgunluk ve isteksizlik olarak dönecek bu da yaşam kalitenizi ve performansınızı düşürecektir. Günde en az 7 saat çalışıldığı düşünülürse maalesef ki işimiz hayatımızın bir merkezi. Önemli olan kalan 17 saati çok daha harika hale getirebilmekte. Bu konu öyle önemli ki profesyonel yardım almayı bile deneyebilirsiniz. Kaybedecek ve mutsuz geçecek bir gününüz dahi yok acele edin!

3. Küçük beyaz yalanlar söyleyin

Evet, sizden gerçekten küçük beyaz yalanlar söylemenizi istiyoruz. Platon aile yaşamında, siyasette ve devlet yönetiminde küçük beyaz yalanların her zaman işe yaradığını ve eğer bu mutlu bir yaşam için yapılacaksa mübah olduğunu söyler. Eh koskoca filozofun da bir bildiği vardır herhalde. Peki bu yalanlar neler? Örneğin, yeni biriyle tanıştınız ve buluştunuz. Patronunuz ya da anneniz telefonunuzu adeta dünyanın en önemli durumu varmışcasına çaldırmaya devam ediyor. İşte o an durumun vehametine göre küçük yalanlar söyleyin telefonu açıp mesela şarjım %1 deyip arayacağınızı söyleyin. Sonrasında ise tüm dikkatinizi karşınızdaki insana verin. İnanının ikinize de iyi gelecek.

4. Teknolojinin nimetlerinden yararlanın

Hala mı zamanınız yok? Peki öyleyse. Sanıyoruz ki neredeyse 24 saati dolu olan yaşamınızda hayatta kalmak için yemek yiyorsunuzdur. İşte tam o sırada hayatınızı bir yandan kaosa çevirdiğini söylediğiniz ama vazgeçemediğiniz teknolojiden yararlanın. eÇift mobil uygulamasını indirin. Çok kısa bir süre içinde eÇift’in kişilik analiz testini cevaplayın ve kişiliğinize en uygun kişiyle kolayca tanışın.

Unutmadan, profilinizin “hakkında” kısmına bu yoğun çalışma durumu hakkında ufak bir şeyler yazmayı da unutmayın :) Kolay gelsin.